LOGO’nun HİKAYESİ…

 Oldum olası bakmaya doyamam niye bilmeden tüylü divitlere..hokkanın içine girip çıkan ve kağıdın üzerinde adeta dans eden o esrarengiz tüy..Süzülür dans eder ..kağıda değdiğinde başlar benim içimde bir garip heyecan.Harflerin boğumlarında dolanan mürekkebinin,ucunun hoyratça gezindiği kağıtta çıkardığı o ses içime yayılır,öyle ki şiir gibi ..bir melodiyi dinler gibi kendimden geçirir beni.

 Tarihçesi 7.yüzyılın da gerilerine giden nice tarihe imza atmış kimbilir ne çok kaderi de belirlemiş bu kuş tüyü divit benim de belleğimde farklı farklı yer etmiştir.

 Türkiye seyahatlerimin birinde, bana gelen bir hediyeyi değiştirip aynı mağazadan aldığım bir tüylü divit seti yıllarca kutusunda durdu sessizce.Kullanmakla kullanmamak arasında kaldığım o “tüylü kalem” seti geçenlerde bu bloğun hazırlanma aşamasında zaman zaman teknoloji özrümün beni daralttığı noktalarda en çok, Corona pandemisi’nin de getirisi zamanlı zamansız hobisel(!) ve terapedik(!) ev temizliklerimden birinde rafları temizlerken geçti yine elime..tozlu kutuyu açıp da içindeki hokkayı ,divitin kullanılmadığında duracağı cam aparatı ve….siyah tüyü ve gümüş ucuyla diviti elime aldığımda içime dolan o garip his yine sardı beni.

 Sanıyorum 7 -8 yıl önceydi, gittiğim günlük yürüyüşlerimin birinde asfalt ve tenha bir yolda ,etrafımda hiçbir kuş hatta hiçbir canlı yokken önüme süzülerek düşen o tüyü saklamıştım,renklerinin ve yoluma düşmesinin mucizeviliğine hayran ve şansına da inanarak..ve sonraki yıllarda mutfak yemek masamın üstünde bir afrika işçiliği tablanın içinde yoldaş oldu başka başka zamanlarda deniz kıyısında bulduğum renklerine hayran olduğum , perfekt olmayan ama iste öyle güzel deniz kabuklarımın üzerinde yattı durdu o güneş vurdukça bazen gece mavisi bazen deniz mavisi grili tüy.

 Ve bugün bu blog için bir logo oluşturma girişimimde aklımdaki ilk şey bu iki tesadüfün ,ki tesadüfe inanmıyorum ben,biraraya gelerek bana kendilerini hatırlattıkları düşüncesi oldu.Tüyün üzerindeki mavi,gri ve beyaz tonları ve bir divitin yazdığı elyazısı imzam aklıma ilk gelen fikirdi.Görsellerini makinamla aldıktan sonra hayalimdekini çıkarmak öyle kolaydı ki..

 Neden beyaz neden mavi neden gri..?

Beyaz..bulutlardan..hayallerimi simgeledi hep beyaz bana..bulutlar beyaz ,şekil şekil.. yaşamaya ait imgeler bulduğum bulutlar..beyaz..

Neden gri..gri bazen o bulutlar..melankolik bazen insanlar..gridir melankoli.. sonra..
Ne koyarsan koy grinin yanına güzel..Sen ne renk olursan ol yakışır yanına, senin güzelliğini yansıtır çünkü gri..görevi senin güzelliğini tüm dünyaya haykırmaktır.Griyi al yanına mavin daha mavidir..


Ve mavi…her güzel şey..ömrümü boya deseler bir renge..mavidir.. deniz’dir ..gökyüzüdür..gözler(i)dir..
Mavi benim en sevdiğim renktir..

 DD

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü