Duygularının üzerinde buzdan duvar var, demek onları eritecek kadar sıcaklığımı hissetmiyorsun. Ben kalp organ nakli hastasıyım.Sen benim için uygun donör değilsin! Ne kadar uydurmaya çalışsam da doku uyuşmazlığı var. Senin kalbin bana hayat vermiyor.”

Songül YILDIZ ‘ın “Aşk Bazen” hikayesinden

 

AŞK GEÇİCİDİR

SEVGİ BAĞLILIKTIR

AŞK BENCİL VE HOYRATTIR

SEVGİ EMPATİKTİR,ZARİFTİR,SEVİLENİN İYİLİĞİ GÖZEDİLİR,PAYLAŞMADIR

AŞK KUŞKUCUDUR

SEVGİ İNANÇLI

AŞK KÖRDÜR, KÖRLÜKTÜR

SEVGİ NETTİR,ORADADIR,SAYDAMDIR…”

 

..Aşk fırtınadır,savrulmaktır ,altüst olmak ama buna rağmen ve belki de bu yüzden de yaşamı taa içinde hissetmektir.. Yakar kavurur aşk. Hem yaşamdır, hem de ölüm. Sarsılmaktır o müthiş depremde ,belki de sonrasında yıkılmaktır.Böylesine yoğun bir sarsıntıyı,böylesine güçlü bir parçalanmayı insan yüreği taşıyamaz. Ondan geçicidir belki de aşk.Geçmelidir yani.Yoksa yaşamdan geçilebilir.

Aşk bir şuursuzluk hali,kendini iyi yönetemediği halidir yani insanın. İnsan tercihli olarak şuursuzluğu isteyebilir mi?Bunca hırpalanmayı? Oysa sevgi bilinçle şekillenir,mantık ön plandadır.Yani bir nevi kontrol hala elindedir kişinin.Sözlükteki tarifleriyle ;

Sevgi:İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu

Aşk:Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu

TDK’ya göre aşk sevginin fazlasıdır, üstüdür..Çok sevme,aşırı sevme hali yani.

Aşk kontrolsüzlüğüyle bir özgürlük hali de değilmidir peki? Kaybettirse de aşktan sonra kimse aynı kalamaz.Devrimdir,evrimdir.Olgunlaşmak,kimine büyümektir.Cesaret de değilmidir aşk..yanacağını bile bile ateşe atlamak .Yeniden yeniden,sürekli tekrarı olan ,yenilenen de bir duygudur aşk,zira yakıp yıkıp geçerken, içinde yine hala umudu barındırmaz mı en umutsuzu bile aşkın !

Ansızın gelendir ummadık anda.Geçici bilinç bozukluğudur,içinde sonsuz bir umudu da barındıran..Hiç aşık olmadım diyerek hasretinde olanlar vardır ama hiç sevemedim diyen yoktur.İlla sever insan çünkü,arkadaşı ,eşi, dostu ,sevgiliyi,bir başka canlıyı.. Ama aşık olmadan göçüp giden çoktur bu hayattan.

Bir lotodur,bir merhaba biletine çıkar birden.Onu neden seviyorsun sorusunun cevabı“Çünkü”’dür.Yoktur ötesi…

Aşk bir tutkudur.Aurası sarar onun,kaşı gözü sesi teni başkadır sizin gözünüzde herkesin gördüğünden.Aşk onu güzelleştirir muhteşemleştirir.Cazibesiyle büyüsüne kapılıp mükemmelliğine hayran eder sizi.

Aşk bir tercih değildir.Tesadüf de.Ama 8 milyar içinde“o”sizi bulur.

 

Aşkın ışığı ne beni, ne de onu tam olarak aydınlatmadan ne çabuk da hemen tükenişe geçti, bir mum aydınlatırken tükenir ya, biz daha ilişkiyi üretememişken direk tükettik.Gölgelerin altından baktık görüntülere, yeni yüzler verdik henüz göremediklerimize, iyi oynanacağını düşündüğümüz yepyeni senaryolar ürettik, şüphelerimizin, ön yargılarımızın, şeytani tarafımızın yardımıyla…İstediğimiz gibi sonlandırdığımız filmin suç aletini bilinçaltımızda sakladık, bize hiç dokunmayacağını ümit ederek…”

Songül YILDIZ  “Aşk Bazen”

 

Peki,Sevgi nedir?

Aşktan ötedir sevgi..ötesidir.Aşk,aşık olunanı güzellleştirip muhteşemleştirirken,cazibesi ve çekiciligiyle mükemmelleştiriyorken ,sevgi onu tüm eksikleri,hata kusur veya özensiz halleriyle de yüreğinizin en sıcak köşesine koyan ömürlük bir duygudur. ..Yani aşktaki gibi mükemmel olmalıyım,onu etkilemeliyim,ayağını yerden kesmeliyim demez de ,ben buyum ve seni de öyle seviyorum der sevgi..Saçın darmadağın üstün başın özentisiz de olsa..beyazladığında ya da..tutkunun o filtreleyen perdesi yokken de gözümde ,seni tümünle görüyor ve seviyorum.

Yüreğim yüreğini sevdi senin’ deme halidir bence.Şefkatlidir,aşksa tutkulu..Hoyrat olabiliyorken aşk işte bu yüzden,içinde şefkati barındıran sevgi yumuşaktır.Kırmamaya özenlidir.Kıyamama halidir sevilene.

Onu öyle çok seviyordum ki aşık olmaya yüreğim varmıyordu.Sevgiyle sınırlı tutmak istiyordum.Aşkın vahşiliğinden sakınmak istiyordum.Çünkü aşk,iki sevdalının kötülüğün sınırında tutkuyla buluşmasıydı.Yorucuydu,tehlikeliydi..” derken Yılmaz Erdoğan eski sevgili hesaplaşmalarını yaptığı “ Hoş Geldiniz “ yazısında;belki de sevginin o korumacı ve güvenli limanını ,aşkın fırtınalı ve hoyrat iklimine tercih edişini yazmıştı.

Aşk tutkusuyla sarsıp yerden kaldırdığını yere de çarparken , sevgi acır diye düşünüp,bazen sırf bu yüzden de susandır.

 

SUSARAK

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik…
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde….
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor…
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim …
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde …..

Aziz NESİN

 

Onu neden seviyorsun sorusunun cevabı;tüm ona ait özellikleri sıralayıp, en eksik en yoksun hallerini de kabullenerek içinize aldığınız o insanı saatlerce anlatabilme halidir belki de..Sevgi bir tercihtir, aşkınızın evrilmesidir bu çok uzun ömürlü duyguya.

Peki siz..

Çabuk tükense ve tüketse de ,geçip giden bir duygu da olsa,hırpalayan o hoyrat iklimi yine de istermiydiniz ömrünüzde..?Ya da sevginin sıcaklığı sarsın razıyım aşksızlığa mı derdiniz?

Peki ya bir kalpte her iki duyguyu da yaşatmak mümkün mü bir kişi için… bir ömürce?

 

Demet Demirkaya

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü