Demet DEMİRKAYA
Düşüncelerinde özgürleştiğinde insan ,bunu da yol alırken yaşamında sürekli bilgi ekleyerek yapıyorsa sanat ,bilim ,felsefe dünyasına yol arkadaşından uzaklaşır mı ?
O aynı adımlarını takip ederek yürüyorsa her gün ve bildiği yolun bir adım dışına çıkmaksızın güvende olduğunu düşünerek aynı insan olarak kalmayı seçiyorsa ;siz farklı yolları farklı kanalları deneyerek yol almak istediğinizde çatışırmısınız yol arkadaşınızla?
Siz kendinizden ;yani çevrenizdeki herkesin bilip tanıdığı insandan başka bir insana dönüşüyorken,çelişir misiniz yıllarca verilmiş öğretilerinizden ?Peki ya ayak diretiyorsanız bu değişime ?Hem toplumu hem kökünüzü ,belki de hayat arkadaşınızı mutlu etmek uğruna aynı insan kalmayı meziyet sayabilir misiniz?
Kendinden uzağa gidemeyen bazılarının ikiye bölünmüşlükleri de işte bu yüzdendir bence.Feragat edemedikleri benlikleriyle mutlu etmeye şartlandıkları doğru diretilenler arasında sıkışırlar sanki hacimce kendinden dar bir delikten geçemeyen ,uğraşıp didindikçe çıkamayıp kendi canını yakan bir  fare gibi .Ve yerleşir bu acı, kişiliklerine .Bundan sonra aldıkları her nefeste ,aldığınız onlardan çok daha özgür bir nefesin hesabını  kesmek isterler,açısını çıkarmaya uğraşırlar kalıplarından dar o deliğe sıkışmışlıklarının sizden.
Oysa yol arkadaşı diye dillerimize pelesenk olmuş , tüm eş,dost,arkadaşımıza giydirebileceğimiz bu tek beden paltonun,sen ne olursan ol olduğun gibi kabul edilmesi ve hatta o aynı yolda beraber yürünmesi manası gizli değil midir beden ve kalıbında?
Sizi sevip  yüreğine alan için kişiliğinizdeki farkındalıklarla dönüştüğünüz bu yeni insan ona örnek olmalı ,gurur vermelidir oysa.Elbette ki yüreği bozmadan ,bilinci ve bilgiyi besleyerek bakış açısı,vizyon ve belki de köklü düşünce yapısını değiştirmeniz konuştuğumuz.
Her mecrada, her kaleminde hayatın bilgi ve yaşanmışlıkla da beslenerek oluşan bir yeni siz konuştuğumuz.
Peki başka bir bakış açısı da istersek…
İlayda GÖNÜL
Bana kalırsa her  yol arkadaşı farklıdır. Şekilden şekle giren düşüncelere , kişiliklere göre yanımızda duran arkadaşlarımızda değişimin bir parçası olur. Bizler değişmeye başladığımızda ve her değişim için direnişimizde yanımızdakilerde değişimin kendileri haline gelirler.
Farklı bir çizgi üzerinde yürümek istediğimizde yol arkadaşımız da  bizimle yürümek istemezse ona yol arkadaşı diyebilir miyiz ?
Biz bir tirtilin kelebeğe dönüşümü gibi bir kişilik değişimdeyken , ince bir çizgide ilerlerken adım adım , arkadaşımıza kalmıştır elimizi tutmak. İnsan bazen her şey sadece kendine oluyor hisseder.Bir filmin ana karakteri gibi , tüm dünya bir film seti olur o an.Ama unutmamamız gereken yanımızdaki arkadaşların da insan olduğu.Hala kendilerini  aradıklarını ve onların da değişimin pençesine  düşebileceklerini.Bizler bizim yolumuzdan gitmesini beklerken belki de o arkadaşlar da kendi sınırlarına bekliyordur sizi.
Belki de yol arkadaşlarımız da bizim için bir şeylerden feragat ediyorlardır.
Bizler kendimizi çıkmazda hissederken belki de biz de başka insanların çıkmazıyızdır.Bunu düşünmek ne acı değil mi ? Kendini dar bir alanda sıkışmış , boğulmak ve ezilmek üzere hissederken senin başkasına böyle hissettirdiğini düşünmen.
Nefes nefese hissetsek de bazen böyledir fakat aksileri de vardır.
Bizi sıkıştıranlar. Boğulmaya ve acıya hapis bırakanlar.Bizleri bu dar kalıba sokup özgürlük adına adım atmamamız için  boynumuzu kıranlar. Asla elimizi uzattığımız da tutmayanlar.
Onlar eş , dost , arkadaştır güya ama onlar bizleri kullananlardır esasta.
Yakınımizmiş gibi olup bizleri yıpratanlar.Bizlerin değişmesinden korkan ve gerçek bizliğimize döndüğümüzde ‘Sen değiştin ‘ damgası ile vicdanımiza iğne batıranlar.
Yeni olduğumuz , hayır gerçek biz olduğumuz insanla gurur duymak yerine yermeye çabalarlar.Çünkü  artık faydalanılmaz ve kullanılamaz biri oluruz. Ve o güya dost bildiklerimiz aslında hiç dostumuz olmamış gibi kan emici vampir gibi ısırırlar.
Çünkü yeni sizi istemezler.
Yeni siz o kadar güçlü ve dimdiktir ki yapabileceklerinizden korkarlar.
Çünkü siz artık özgürsünüzdür.
Asuman TACAL
Yol arkadaşı olmak çok kolay değil.Seçimlerimizle karar veriyoruz kimi alacağız yanımıza yol arkadaşlığına.Herkesin hızı farklı,adımları farklı olabiliyor.İşte burada bile bir denge sorunu olabiliyor.Arkada kalan şikayet ediyor geride kalmışlıktan ya da bırakılmışlıktan,mutsuz oluyor..,önde giden de hedefine daha hızlı gitmek istiyor.. arkadakinin engel olabilmesinden muzdarip.Çatışıyorsun,aynı fikirde olmuyor aynı frekansta kalamıyorsun.
Peki, dostluk, dava arkadaşlığı ve vefa kavram ve uygulamaları
 
O da ayrı bir konu aslında.Biri diğerinin ilerlemesinden ,belki de değişiminden mutlu olmalı mı şeklinde bir soru sorarsak kendimize eğer ;bu da bir olgunluk meselesi belki de kendine güvenmekle barışık olmakla alakalı bir durum.Eğer taraflardan biri bu olgunluk ve güvene sahipse gurur duyar diğerinin gelişiminden .Ama tabii ilerleyen dönüp de ötekine sen geride kalıyorsun benimle çıktığın bu yolda sen beni de arkada kalışınla yavaşlatıyorsun diyorsa;yani tabiri caizse kafasına kakıyorsa denge bozulur .Yollar işte o noktada yine ayrılır bence.
Dostlar ve yol arkadaşları, karşılıklı ne bir beklenti içinde olur,  ne de bir korku haleti ruhiyesi içine bürünürler. Sadece ve sadece yola, davaya ve de dostlarına olan güven ve inançlarıdır, onları burada ki birlikteliğe, yol arkadaşlığına vesile kılan.
İlerleme gösteremeyen yol arkadaşının kurduğu baskı da yolları ayırır.Bir çok insanın bunu her alanda her ilişki bazında yaşabildiği gözönüne alınırsa ;arkadaşlıktan eş,sevgili ilişkisine dek her kaleminde ilişkilerin yani ;yollar ayrılabiliyor.Yapılarımız farklı da olsa yollarımız hedeflerimiz aynı değilse de ayrılabiliyor.Keşke diyor insan,kendimizle barışık olup yanımızdaki insanı özünden,magmasından seviyor olsak ve ona kendi hızında eşlik edemesek de yanında olmaktan gurur ve mutluluk duyuyor olsak.Onun için ve onunla..
Demet DEMİRKAYA
Yol arkadaşını iyi seçmeli insan zira seçim çok doğru olmazsa yol yorgunu olmak da kaçınılmaz.İnsan canını, malını, maddi manevi tüm birikimini yol arkadaşıyla hem paylaşabilmeli hem de desteğini görebilmelidir.. Hatta onun sayesinde emin hissetmelidir. Aynı yola baş koyanlar yolun tehlike ve meşakkatlerine de beraber göğüs germelidir. Verdiği sözden cayan, yarı yolda bırakan ne yazık ki dost değildir ya da yol arkadaşı değildir.Böyleleri ile yola çıkmak kişiye yılgınlık ve büyük pişmanlıklar yaşatır, kapanmayacak yaralar açar. Yolcu, yol arkadaşını yolun sonuna dek yanında görmek ister. Onunla kotarılmak onunla büyümek de ister.Beraberliktir işin özü.Her ne yaşanırsa yaşansın ,her türlü zorlukta en azından sadakatlı bir destek bekler.O büyümese bile yanındakinin büyümesine izin versin kendi büyüyemiyorsa bile ister.
Paylaşılsın herşey beklenir.Vefa bekler ,sadakat bekler.Belki de o sizinle siz kadar yol katetmese de yanınızda varlığını ruhen hissetmek o sizin geldiğiniz noktaya gelmese bile yeter….

Bugüne bir dua…

“Her eksik gedik fazlamızla; ‘içimizden’ sevip sevilebildiğimiz güzel bir yaşam nasip edilsin hepimize…ve yarasından sevdiğimiz yaramızdan da sevenler nasip olsun

… olsun ki ‘olalım’…”  Demet Demirkaya

“Aynı yolu beraber yürüdüğümüzü sandığımız insanlar, aslında bize sadece gidecekleri yere kadar eşlik ediyor “.Mark Twain

 
 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü