Rutinleri sevmediğimi çünkü hayatı monotonlaştırdıklarını söylerken nasıl da bir pencereden bakmışım hep.Aynı pencereden.Rutince..! Hep aynı fikri sabitlikle.

Rutinler kişiliğimizin çekirdek yapısını yansıtan davranışlarımizmiş aslında.Bu rutinlerde ne kadar çok biziz nasıl biriyiz,değerlerimizin ne olduğundan tutun da bir olaya vereceğimiz tepki bile gizli .

Rutinleri olmayan insanlar da görünce anladım bunu.Kararlarını ya da o ana ait tercihlerini yanlarındaki insanların renkleriyle belirleyen konuk kişilikler.Bir bedendeki kişiliğe ev sahipliği yapamayan,hayatlarına her girenle o kalıba bürünüp zamanla ondan da sıkılan konuk kişilikler..Rutinlerini sabah uyanıp akşam uykuya yatmakla sınırlandırmış,arada geçen zamana ;dünün kopyası bir bugün olmasın diye hatta ,günü belki de yaşamak istemedikleri ya da sevmedikleri anlarla doldurmaya çalışan prensipsiz ve değerleri karmakarışık insanlar da tanıdım.

Aynı insana,yani kendilerine uyanmaktan bile sıkılan insanlar! Bir ömür boyunca kendilerini de kovalayan insanlar.Biraz samimi olsalar kendileriyle,tanıdıkça sevmeyeceklerini düşünen kendinden bucak bucak kaçan konuk kişilikler..Çevresinde neşeli enerji dolu ,eğlencede gazoza çekirdek, muhabbeti derinleştiremeyeceğiniz acınıza ortak da olmayan konuk kişilikler

..bir kokteyldeki ev sahibi gibi hayatlarındaki tüm misafirleri tek tek gezip bir nefeslik hatırlaşan ,bir solukluk molalaşan arkadaşlıkları morfin ama  panzehir olamayan konuk kişilikler..

Yıllardır; bugün ne pişirsem de herkesin sevdiği olsa da yese diye gerekli olan malzemelerin listesini ve yeter parayı apartman görevlisi kapıyı çalmadan hazır eden ,eşini dostunu arayıp derdini paylaşan ve onlarınkine yoldaş olup çözüm bulan,borsayı,doları ,altını  her gün aynı saatte tv’den takibe koltuğa konuşlanan annemin hafızası bu rutinine fazlasıyla sahip.Nüfus azalsa da hanesinde o yine aynı ritüeli devam edip iki kişilik düşünüyor şimdilerde.Zira;

Sabah herkesten önce uyanıp çayın altını yakıp demleme rutinini “demans” çukuruna düşüp iradesini kaybedip de artık çay bile içmeyen hatta ne konulursa önüne onu içen babamı ,yıllarca işten eve gelir gelmez aramıza katılmadan önce illa banyoya ellerini yıkamaya koşan adamı şimdi banyoya duş almaya ikna edip de sokmak yeni rutini adapte olduğu.Babamınsa yeni rutini aldığı komutlarla hala fiziken kendisinden daha  kısıtlı olan annemin eli kolu olmak.Kişiliğinin temel düşünce yapısı yardım etmek,o hala orda. Demek rutinler de değişebiliyor ..!Ama temel düşünce yapısı?…Unutursak biter mi tüm rutinler..konuk kişilik mi oluruz bedenimize..morfin insanlara mı benzeriz ?

Peki rutinler hafızamızın tembelliğine mi yoksa tam tersi ezberdeki ritüelin uygulanması için gerekli beyin jimnastiğine mi sebep?

Rutinler bizi tanıtıyor mu ?Kimiz,neyiz ,nasıl bir duruşumuz var hayata?Rutinler prensipler mi aslında?

Her sabah çaydanlığın altını yaktığımda bana çok tanıdık bir koku yayılıyor eve..bergamot ve yeni alev alıp çaydanlığın altını yalayan ateşin kokusunda bardağımın içine çay kasığını koyarken çıkan o seste aklıma hep babam ve annem düşüyor.Rutinlerine alıştığım o evin bugün kişiliğimi şekillendiren tüm çekirdek yapısını ben de kendi evimde yaşatıyorum.

Başka bir ülkede kilometrelerce uzakta hafızamın çeyizi eskiden getirdiğim tüm anılar ve alışkanlıklarla şekillenmiş kişiliğimin o eski ‘ rutin takıntısına’ gülüyorum.

Oğlum yine her sabah olduğu gibi kahvesini hazırlarken birazdan duşa gireceğini biliyor ve aynı cümlemi “Duş alıp çıkma bak hasta olursun” u tekrar etmekten zerre gocunmuyorum..ama o ihtimalen fenalık geçiriyor çizik plaktaki iğne tekrarımdan…bugün değilse de yarın anlayacak bu rutinimizin hayatımıza kattıklarını,bunu artık çok iyi biliyorum.

Prensiplerim,inanç ve değerlerimin inşasındaki malzemelerin listesi annemin alışveriş listesi gibi hafızamda oğlumu ve rutinlerini hayranlıkla izliyorum. Çayımı yine çok şekerli ve demli seviyorum.Çocukluğumdaki gibi hala…

Demet Demirkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü