“İyi” yi sorgularız neden ?Noluyordur yahu durup dururken?
Birine hiç bir çıkarımız yokken yaptığımız bir iyilik garip karşılanırken kötülükse yaptığımız hemen kabul görür! Doğal karşılarız doğal karşılanırız.!
“İyi” ye alışamayız bir türlü altını üstünü kurcalarız.Didikleriz.Sorgularız.Hatta kimimiz koca bir öngörüyle kimbilir ne var bunun altında diyerek haset büyütmeye başlarız o iyiye ve iyiliğe .Pişman ederiz doğduğuna o edepsizi!Sen kim oluyorsun da ..diye başlayan cümleler bile kurarız yedi ceddine sayarak!
Taşlarımızı bu derece yerinden oynatan iyiliği yediğimiz kazıklar hanesine yazarız bir de ” iyi mi”!!
Bildiğimiz yerden gelmeyince sorular illa hata vardır sorularda.
İçimizdeki paranoyayı tetikleyen bu “sebepsiz iyilikler” sorgulamalarımız sırasında kafamız onlarca hinliğe çalışır  bir de.
Çıkarı nedir?Hımm…besleniyor bunlarla.Vererek besleniyor deriz.
Bizden farklı bir gıda ile besleniyor diye bozuluruz .Asıl görmemiz gereken bizi neyin beslediğine bakmamızdır belki de ama biz kolayı seçer onu bir yaratığa dönüştürürüz gözümüzde.
Alarak beslenenlerin arasında biz en çok buna takılırız.”Vererek besleniyor!”
“İyi’ ye” sebep bir menfaat açıklaması koymazsak anlamlandıramayız yapılanı.İlla bir çıkar alışverişi olması gerekir arada.”Besleniyormuş, vererek alıyormuş bak bak..”
Yıkarak,yakarak,savurarak,acıtarak kurulan ilişkiler ve çıkar temelli arkadaşlıklar içinde göze batan sakil duran budur!
Eee beslensin!Senin acımanla senin kaybetmenle düşmenle beslenenler arasında o sana vererek beslensin bu mu derdin yahu?!
Ne zaman kötüyü böylesi olağan karşılar olduk?
Neden her şerde hayır vardır diyen iyimserlik timsali bizler her hayırda bir şer ararız didikleye didikleye?!
Senin yapmayacağın bir şey idiyse bu ben yaptığımda beni değil kendini sorgula..Neden yapmıyorsun sen de?
Ve bu aşağılık kompleksi ibaresi taşıyan tepkilerinle kendine değer vermediğini iyiliğe layık olmadığını ve haketmediğine olan inancını ortaya koyduğunda iyi seni gelip nasıl bulsun ki!Ve neden arasın ki zaten seni??!Gömmüşün kendini değersizlik çukurunun en dibine bulunma diye !!
Kötü iyiler güçsüz kaldığı için kazanır oldu.Onu güçsüz kılmak için verdiğimiz çabayı kötüyle mücadelede vermez olduk çünkü.
Peki soruyorum:
“İyi’nin” çekememezlik,hınç ,hırs kıskançlık gibi toksik duyguları tetiklemesi sizce de garip değil mi bunca kötülüğün kol gezdigi dünyamızda?
Ve hatta çoğumuz bu toksik duygularla beslenir olduk içimiz karardı.Bünyemiz güçsüzleşti.
Kötü asrın hastalığı.Bulaşıcı.Tüketen,fizyolojiyi bozan ,çirkinleştiren.Ama  özendirici çünkü Viagra etkili. Uyuşturucu ve sahte mutluluk hormonu ile dopdolu..
Bu illete yakalanmamak için ;
*Önyargılarını ,şüphe ve özgüven noksanlığını çöpe at.
*Kalbinle düşün .Onu dinle.Beynin bu düzenin akışına kapılmış işlevini yitirmiş çünkü.
Haa bir de beslenmene dikkat et.Neyle besleniyorsan o’sundur çünkü.
Demet Demirkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü